30 Temmuz 2013 Salı

Medya sektöründe kaç kişi çalışıyor?

Gezi Eylemleri süreci birlikte yaygın işten çıkarma ve istifaların yaşandığı medya sektöründe işçi sayısındaki düşüş istatistiklere de yansıdı.

Çalışma Bakanlığı'nın bugün açıkladığı 2013 yılı Temmuz ayı sendika istatistiklerine göre, iletişim işkolunda çalışanların sayısı 6 ayda 87 kişi azaldı.

İLETİŞİM İŞ KOLUNDA 87 KİŞİ İŞSİZ KALDI


Ocak ayında 68 bin 394 olan iletişim çalışanlarının sayısı Temmuz ayında 68 bin 307'ye düştü.

Bu işçilerden yalnızca 15 bin 342'si sendikalı. İletişim işkolundaki sendikalaşma oranı yüzde 22.46.

Bu işkolunda tek yetkili sendika, Türk-İş'e bağlı Haber-İş. Yüzde 22.46 düzeyinde bulunan sendika oranı, Ocak ayında yüzde 23.69 seviyesindeydi. İşten çıkarmalarla birlikte sendikalaşma oranı da 1.23 puanlık azalış gösterdi.

BASIN YAYIN GAZETECİLİK İŞ KOLUNDA 9 BİN KİŞİ İŞSİZ KALDI


"Basın, Yayın ve Gazetecilik" işkolunda çalışanların sayısı ise 95 bin 145'e düştü. Bu sayı, Ocak ayında 104 bin 141 idi. Yani 6 ayda 8 bin 996 kişi bu işkolundan çıkarılmış oldu.

"Basın, Yayın ve Gazetecilik" işkolunda yetkili tek sendika bulunuyor.

Türk-İş'e bağlı Basın-İş Sendikası'nın oranı yüzde 1.72. Türk-İş'e bağlı Türkiye Gazeteciler Sendikası, DİSK'e bağlı Basın-İş ve Hak-İş'e bağlı Medya-İş yüzde 1'lik barajın altında kaldı.

İşçilerin sayısının azalmasına karşın, sendika yüzdelerindeki artış dikkat çekiyor. Ocak ayında toplam 3.56 olan sendika yüzdesi, Temmuz'da toplam 4.24'e çıktı.

Türk-İş'e bağlı Basın-İş'in Ocak ayında yüzde 1.72 olan sendika oranı yüzde 1.82'ye, TGS'nin 0.78'den 0.88'e, DİSK'e bağlı Basın-İş'in 0.52'den 0.53'e ve Medya-İş'in yüzde 0.54'den yüzde 1.01'e yükseldi.

Patron yazarlarını yola getirmek için medya sitesi kurar mı?

Gazete patronlarının bir kısmı iktidardan çeker, bir kısmı ise yazarlarından. Akşam Gazetesi'nin eski sahiplerinden Malik Yolaç mesela "beni köşe yazarlarım batırdı..." dermiş. Tıpkı Kemal Ilıcak'ın gazetesi Tercüman'ın batışından eşi ve gazetenin yazarı Nazlı Ilıcak'ı suçlaması gibi.

Yazarlarından memnun olmayan patron onları bir fırsatını bulup kovar. Yani genelde böyle olur. Ama bazen de başka yollara gidilir. 

Son günlerde yaz sıcağından muzdarip medya kulislerinde böyle bir durum dile getiriliyor. Sabah gazetesinin sahibi Çalık Grubunun CEO'su  Serhat Albayrak'ın yazarlarını "dize getirmek" için başvurduğu söylenen yol çok dikkat çekici. 

Post Medya sitesinden bir alıntı ile patronun yazarları denetleme çabası ile kurdurduğu medya sitesine bakalım o zaman.


MEDYA SİTESİ DEĞİL PR AJANSI

Taraf yazarı Emre Uslu’nun sahibininTutkun Akbaş olduğunu açıklaması ve finansörünün de Serhat Albayrakolduğu iddialarının ardından,medyagundem.com adlı internet sitesinin arşivinde yaptığımız taramada yeni bulgular elde ettik.
Odatv’ye taş çıkartan seviyesiz kara propaganda yayınlarıyla tüm kesimlerin tepkisini çeken medyagundem.com adlı internet sitesi, Serhat Albayrak’ın başında olduğu Turkuvaz Medya Grubuile ilgili yüzlerce PR haberi yapmış.
Star Gazetesi ve Kanal 24 ’ün dışındaki tüm gazete ve televizyonlara hakaretlerle sözde analizler yayınlayan medyagündem, Turkuvaz Medya Grubu’nda yer alan Sabah Gazetesi, ATV ve A Haber’in adeta PR ajansı gibi çalışmış. Medyagündem, Sabah’ta ATV’de ve A Haber’deki en basit haberleri bile ‘Yılın gazetecilik olayı’ diye parlatmış.
İşte o PR haberlerinden bazıları:
İlk zam haberi Turkuvaz Medya’dan (Ocak 22, 2013) TIKLAYIN
Turkuvaz Medya'nın iletişim müdüründen radyo programı (17/01/2012) TIKLAYIN
SABAH vitrinini yeniledi (Aralık 03, 2012) TIKLAYIN
Turkuvaz Medya'dan gayrimenkulde dev buluşma! (20/01/2012) TIKLAYIN
Radyo Turkuvaz hangi ünlü radyocu ile anlaştı? (Aralık 26, 2012) TIKLAYIN
China Today Turkuvaz’la Türkiye’de (Eylül 28, 2012) TIKLAYIN
Sabah Gazetesi genç eleştirmen arıyor! (Mart 19, 2013) TIKLAYIN
Turkuvaz Medya hedef gösteriliyor (30.06.2013) TIKLAYIN
SABAH ve ATV için 1 milyar doları aşan teklif! (30/01/2012) TIKLAYIN
ATV-Sabah 1,7 milyar dolardan aşağı olamaz! (Haziran 22, 2012)  TIKLAYIN

Peki, medyagündem’in Turkuvaz Medya Grubu ve Serhat Albayrak’la irtibatı sadece grubun PR’ını yapmaktan mı ibaret? Elbette HAYIR!!!
Turkuvaz Medya Grubu’nda Serhat Albayrak’ın canını sıkan kim olduysa karşısında medyagündem’i bulmuş. Bunun son örneği, Başbakan Tayyip Erdoğan’ın ve Sabah Gazetesi’nin Gezi olaylarındaki duruşunu eleştirmesi nedeniyle gazeteden kovulan Sabah’ın eski Ombudsmanı Yavuz Baydar ile ilgili ‘haber’ oldu.

Medyagündem, Yavuz Baydar’ın Sabah’tan kovulmasını 23 Temmuz’da, “SABAH azılı çapulcuyu kovdu!” başlığı ile haberleştirdi. TIKLAYIN

Medyagündem’in gazabından Sabah yazarı Nazlı Ilıcak da kurtulamadı. Medyagündem’in arşivinde Nazlı Ilıcak’la ilgili onlarca kara propaganda maksatlı analiz var.  Medyagündem’in Nazlı Ilıcak’ı hedef alan yayınlarından bir tanesi, 24 Mart’taydı. Analiz,  “Ilıcak’ı Sabah’tan atılma korkusu sardı!” başlığını taşıyordu. TIKLAYIN

Medyagündem’in hedef tahtasına oturttuğu bir diğer Sabah yazarı ise Rasim Ozan Kütahyalı idi. Kütahyalı, 2012 yılının Ocak ve Şubat aylarında, o sırada henüz Takvim ve Sabah Pazareki yazarıyken, eşi Nagehan Alçı ile birlikte Aydın Doğan’ı evinde misafir etti. Kütahyalı bu davet için Serhat Albayrak’tan izin almıştı ama yine de medyagündem’in seri atışlarına hedef oldu. Bunlardan biri, 30 Ocak 2012’de “Yalıdaki buluşma bugün gerçekleşmiş!” başlığı ile yayınlandı. TIKLAYIN   Diğer haber ise 1 Şubat 2012 tarihinde “İşte arşiv! 'Aydın Doğan da suçlu' diyen kimdi?” ile yayınlandı.  TIKLAYIN

Rasim Ozan Kütahyalı, medyagündem’in gazabından,  3 Kasım 2012’de Serhat Albayrak için yazdığı “Başbakan’ın siyasette yaptığını medyada o yapacak” başlıklı yazısı ile kurtulabildi.TIKLAYIN

Yazı arşivinden de anlaşılacağı üzere medyagündem adeta Psikolojik Harekat (PH) Ajansı gibi çalışmış.

Asıl trajik olan bu değil!
Eğer medyagündem’i Serhat Albayrak’ın finanse ettiği iddiası doğru ise, dünya basın tarihinde bir ilk olarak, bir medya patronunun kendi grubundaki yazarları hizaya getirmek için medya sitesi kurdurup kara propaganda yaptırdığı gerçeği ile karşıyayız.
İşte kara kara düşünülmesi gereken bu!

9 Temmuz 2013 Salı

Türkiye'nin en büyük medya patronu Yalçın Akdoğan mı?

Cüneyt Ülsever Odatv'deki yazısında ilginç bir Yalçın Akdoğan analizi yapıyor. Halen Başbakan Erdoğan'ın başdanışmanı ünvanını taşıyan, Ankara Milletvekili ve Star'da kendi imzasıyla, Yeni Şafak'ta ise Yasin Doğan müstear ismiyle yazan Yalçın Akdoğan'ın Türkiye'nin en büyük medya patronu olduğunu ileri süren Ülsever bir zamanlar yer aldığı Hürriyet gazetesinin Genel Yayın Yönetmeni ve Ankara Temsilcisini de çarpıcı bir dille eleştiriyor. 
İşte Ülsever'in kaleminden Yalçın Akdoğan: 

Akdoğan’ın Enis Berberoğlu, Metehan Demir (ben iyi bildiklerimi yazıyorum ancak sayı çok yüksek) gibi gazetecileri etkisi ve hatta emri altına almakta usta olduğunu inkâr edemem.
 Ancak, “Akdoğan projeleri” Hürriyet, Milliyet gibi en etkin gazeteleri etkisizleştirmiş, koskoca Sabah’ı kendisine benzetmiştir. Aydın Doğan, Ferit Şahenk, Turgay Ciner’i iğdiş etmiş, ellerindeki TV ve gazeteleri emir kulu haline getirmiştir.
Ancak, bu gazetelerin hiçbiri RTE propagandası yapmakta başarılı değiller.
RTE’ye bir hayırları dokunmamaktadır.
Hatta “Gezi Direnişi” sırasındaki vurdumduymazlıkları sadece kendilerine değil, RTE’ye de negatif puan yükledi.

Milliyet'in ramazan sayfası Güneş'i yok sayan ilahiyatçıya emanet

Adettendir, Ramazan gelince gazeteler Ramazan'a özel bir sayfa hazırlar. Eğer köşe yazarları arasından eski bir Diyanet İşleri Başkanı varsa o, yoksa ilahiyat eğitimi almış bir yazar, eğer o da yoksa Murat Bardakçı gibi tarihe meraklı bir yazar yönetir genelde Ramazan sayfasını. Eğer bunların hiç biri yoksa yazarlar arasında Ramazan için sayfayı yönetecek bir ilahiyatçı bulunur.

DenemeMilliyet gazetesinin Ramazan sayfasını da gazetenin kadrosundan olmayan bir isim hazırlıyor bu sene:  İstanbul Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Öğretim Üyesi ve Süleymaniye Vakfı kurucusu Prof. Dr. Abdulaziz Bayındır. 

İlginç olan Bayındır'ın medyanın yakından bildiği bir isim olması. Bayındır neredeyse her ramazanda yaptığı çarpıcı açıklamalar ile medyanın ilgi odağı olan bir isim.

70 DAKKİKA FAZLA ORUÇ TUTUYORUZ

2010 yılında "Türkiye’de en az 40 dakika fazla oruç tutulduğunu" iddia eden Bayındır, geçen sene ise Türkiye’de 70 dakika fazla oruç tutulduğunu belirterek,“Diyanet hemen yanlıştan dönsün. Bunun hesabını Allah’a veremezler” demişti.

4 Temmuz 2013 Perşembe

Mevlüt Yüksel'den Sadettin Teksoy çıkar mı?

Gezi Parkı eylemleri Türk medyasında yeni aktörlerin yıldızının parlamasını da sağladı. Bugüne kadar pek çok kişinin hiç tanımadığıTakvim gazetesi Haber Müdürü Mevlüt Yüksel de yıldızı parlayan (!) isimlerden biri oldu. 

"CNN MUHTEŞEM"DEN ÇAKMA RÖPORTAJA MEVLÜT YÜKSEL

3 ay önce ABD'ye gidip CNN'in ünlü sunucusu Christiane Amanpour ile beraber fotoğraf çektirmeye çalışan, twitter hesabından CNN'e övgüler dizen, "CNN muhteşem Biz de Turkiye de gazetecilik mi yapiyoruz?" yazan Mevlüt Yüksel, Gezi eylemleri sonrası hızlı bir dönüşle "çakma" bir Amanpour röportajı yapmış, ardından bununla da yetinmemiş, Christiane Amanpour'u yanlı yayın yaptığı gerekçesi ile dava etmişti.

KIZILAĞAÇ DİLE GELDİ YÜKSEL'E RÖPORTAJ VERDİ(!)

Mevlüt Yüksel bugün kişisel başarı hanesine "Yok artık" denilecek bir röportaj daha ekledi. Takvim gazetesinin manşetinde "Ne Çektin Be Kızılağaç" başlığı ile yer alan haberde Yüksel Gezi Parkı'nda yer alan Kızılağaç ile röportaj yaptı. 

BOŞ YERE GÜLMEYİN, ŞAKA DEĞİL, MİZAH HİÇ DEĞİL

Boş yere gülmeyin. Şaka yapmıyoruz. Bu yazdıklarımız bir mizah programından ya da haftalık mizah dergilerinden alınma değil. Takvim gazetesinin bugün birinci sayfası işte böyle çıktı: 
Deneme

"SENDEN SADETTİN TEKSOY OLMAZ MEVLÜT YÜKSEL"

Biz şaka diyip geçmek istiyoruz ama Türk medyası Mevlüt Yüksel'in bu röportajını unutmayacak. Sosyal medya Mevlüt Yüksel ile dalga geçmeye çoktan başladı. Amanpour'dan sonra Kızılağaç'ı da dilediği gibi konuşturan Takvim haber müdürü Mevlüt Yüksel için "Yeni Sadettin Teksoy" diyenler de var sosyal medyada. 

Ama Tekinsiz Ev Operasyonları yapan, sahte yatıra girerken "Muhtar çarpılmayalım" diyen, "Beeeen Sadettin Teksoy" diyerek parmağını ekrandan gözümüze sokan Sadettin Teksoy olmak o kadar kolay değil. 

"NE ÇEKTİRDİN BE MEVLÜT YÜKSEL..."

Kızılağaç'ı konuşturup röportaj yaptığını iddia eden Mevlüt Yüksel "Ne Çektin Be Kızılağaç" diyor Takvim'in manşetinden. Biz de ister istemez "Ne çektirdin be Mevlüt Yüksel" diyoruz.

İŞTE ŞAKA GİBİ KIZILAĞAÇ RÖPORTAJI

50 yaşındaki kızılağaç, şimdi eksi günlerine döndü. Sonunda dile gelip Haber Müdürümüz Mevlüt Yüksel'e, içinden geçenleri bir bir şöyle söyledi:
GAZ YAPRAKLARIMI DÖKTÜ
Geçmiş olsun kızılağaç nasılsın?
Hiç iyi değilim, bu olaylar beni yordu. Çok üzüldüm. Adeta kahroldum...
Tam olarak ne oldu?
Günlerce eziyet çektim, biber gazı yedim. Solan yapraklarım, gaz nedeniyle erkenden döküldü. Kabuğum kurudu. Acıyı filizlerime kadar hissettim.
Çevreciler sana iyi bakmadı mı?
Onların neresi çevreci! İlk gelenler iyi davrandı. Sonra gelen bir odun, gövdeme çivi çaktı. Babasının malıymış gibi gölgemi de 'Devrim Kıraathanesi' ilan etti.
Ne oldu o kıraathanede?
Neler olmadı ki... Günler geceler boyunca marşlar söylediler. Çok gürültü yaptılar. Ama bazıları da başını bana dayayıp dinlendi. Ben en çok o gençleri sevdim.
BAZILARI İYİ ÇOCUKLARDI
Peki onlar da seni sevdi mi?
Tabi sevdiler. Tabi araya karışan yaramazlar da vardı. İyi çocuklardan bana zarar gelmedi. Fakat bazılarından gerçekten korktum.
İyi ki yakmamışlar seni...
Yanmadım ama çok bilye, molotofkokteyli yedim. Sinem delik deşik oldu.
Bunlar artık hatıra kalır sende...
Ne hatırası, hepsini unutmak istiyorum. Günlerce dibime çişini yapanlar, bir şişe su bile dökmedi. En zoruma giden de bu oldu. Kanlı 1 Mayıs'ta bile böyle zulüm görmedim. 

30 Haziran 2013 Pazar

Akşam yazarı Tuğçe Tatari 'kovuldu'!

Akşam gazetesi Post-Taraf olacak iddiamın üzerinden çok geçmeden Taraf'ın eski Yazı İşleri Müdürlerinden Kurtuluş Tayiz, Akşam gazetesinin yeni yönetimi tarafından transfer edildi. Kulislerde konuşulanlara göre Tayiz, hem köşe yazacak hem de Yazı İşlerinde görev alacak. Muhtemeldir ki Taraf'ın eski yazarları bir süre sonra Akşam gazetesinde çalışmaya başlayacaklar. Bu iddiamda ısrarcıyım. [Ancak Yıldıray Oğur ve Melih Altınok'un Türkiye gazetesine transfer olmalarına hem şaşarıdım hem de üzerine uzun uzun konuşmak gerekiyor diye düşünüyorum. Eğer elimi Ümit Alan'dan önce tutup Melih Altınok'un döneklik analizini yazabilirsem ne mutlu bana, yok BirGün'deki köşesinde Ümit Alan yazarsa o yazıyı onun da eline sağlık...]

Bu arada Akşam gazetesinin yeni yönetim açısından "aykırı" yazarları da hızla gazeteden "kovuluyor". Mart ayında blogda yazdığım bir yazıda "Artık muhtemelen kimse için "kovuldu" yazmam ama gerçekte ne olduğunu ben biliyor olacağım." demiştim. Ama şimdi hiç çekinmeden Akşam'ın aykırı yazarları kovuluyor diyebiliyorum.

28 Haziran 2013 Cuma

Ciner Grubu, Show TV'yi sudan ucuza almış!

Ciner Grubu, 402 milyon dolara borçları ile aldığı Show TV'ye 92 milyon dolar nakit ödedi. Alacaklıları ikna edip kanalı daha ucuza getirebileceği konuşuluyor.

Sözcü'de yer alan habere göre Mehmet Emin Ka­ra­meh­me­t'­in pat­ro­nu ol­du­ğu Çuku­ro­va Gru­bu­'na ait Show TV'­ye el ko­yup, 402 mil­yon do­la­ra Ci­ner Gru­bu­'na satan TMSF'­nin (Ta­sar­ruf Mev­du­atı Si­gor­ta Fo­nu) ka­sa­sı­na, bu alış­ve­riş­ten sa­de­ce 92 milyon do­lar gi­re­cek.

Çün­kü Tur­gay Ci­ne­r'­in sa­hi­bi ol­du­ğu Ci­ner Gru­bu, Tür­ki­ye­'nin en çok iz­le­nen ka­nal­la­rı ara­sın­da ye­ra­lan Show TV'­yi yak­la­şık 310 mil­yon do­la­rı bu­lan borç­la­rı ile bir­lik­te satın al­dı. Bu yüz­den borç­lar bir ke­na­ra bı­ra­kıl­dı­ğın­da Show TV için Ci­ne­r'­in TMSF'­ye öde­ye­ce­ği mik­tar sa­de­ce 92 mil­yon do­lar olu­yor.