neşe düzel etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
neşe düzel etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

12 Mayıs 2013 Pazar

Yazarlar gitti Taraf'ın hisseleri düştü

Taraf Gazetesi, üst üste gelen istifaların ardından Borsa İstanbul'daki (BİST) hisselerinin serbest düşüşe geçmesiyle de sarsıldı.

HİSSELER 2 HAFTADA % 35,7 DÜŞTÜ

Habertürk'ün haberine göre gazetenin hisseleri 26 Nisan'da Genel Yayın Yönetmeni Oral Çalışlar ve 22 köşe yazarının istifasından sonra cuma itibarıyla 2 haftada yüzde 35.7 çakıldı.

Analistler, istifaların ardından gazetenin okuyucu ve gelir kaybına uğrayacağı düşüncesiyle hisselerde satış yaşandığını belirtiyor.

Taraf'ın piyasa değeri 2 haftada 38milyon lira eriyerek 68.5milyon liraya kadar geriledi. Borsadaki ilk işlemgünü olan 2 Mart 2012'de 44.5milyon TL olan Taraf'ın piyasa değeri 19 Nisan 2013'te 107.5milyon TL'ye kadar yükselmişti.

AHMET ALTAN İSTİFA EDİNCE HİSSELER TAVAN YAPMIŞTI
14 Aralık 2012'de kurucu Genel Yayın Yönetmeni Ahmet Altan, yardımcısı Yasemin Çongar ve yazar Murat Belge istifa etmişti. Ancak o tarihteki istifalar hisselerde büyük bir satış getirmemişti. Taraf'ın halka arz edilen 1.6milyon hissesinin yarısını 7 yatırımcı satın almıştı. Taraf'ın halka açıklık oranı ise yüzde 18.

10 Mayıs 2013 Cuma

Yine Taraf, yine Gülen, yine Cemaat!


Daha bir kaç gün önce,   Taraf gazetesini Gülen Cemaati mi bitirdi?  diye bir yazı yazmış, Taraf ile Gülen Cemaat'i arasında kurulan ilişkiye dikkat çekmiştim.

Cemaate dahil olduğunu çeşitli yerlerde açıklayan isimlerin köşe yazarlığı yapması, Taraf'ın abonelik sisteminin Cemaatin gazetesi Zaman'ın desteği ile kurulması gibi kimi organik, kimi inorganik bir çok bağlantı var Cemaat ile Taraf arasında. Tabi gazetenin logosundaki yeşilin Cemaati imlediğin söyleyecek kadar düşürmeye gerek yok düzeyi.

Ancak dile getirilen ilişki iddiası belki de ilk kez bu kadar net ortaya kondu. Pennsylivania'da Gülen'i ziyeret eden isimlerden biri olan Amberin Zaman, bir süre önce Habertürk'ten patron kararı ile kovulmuştu. Aynı zamanda The Economist dergisinin Türkiye temsilcisi olan ve yazıları ile hükümete yönelik eleştirileri -kovulmasından sonra da- yabancı basında dile getiren Zaman, ABD gezisi sonrasında "yuvaya geri döndü".

İlk yazısında Barış Yarkadaş'ın dile getirdiği "Taraf'a Gülen ile görüştükten sonra döndü" iddiasını -ve diğer iddaları- sert bir dille yalanladı. Neler yazdı önce ona bakalım, ardından o cümleler içinde en çarpıcı olan bölüme ayrıntılı şekilde bakalım:


Gelin görün ki görüşmeye tanık olan aramızdan birileri bir internet sitesine görüşmeye dair hayal ürünü bir dizi çirkin iddialarda bulundu. Örneğin Mehmet Altan Hoca'nın elini öpmüş. Yalan. Gülen kanepeye oturmuş, Altan da. Bizler ise yerde bağdaş kurmuşmuşuz. Yalan. Hiç birimiz yerde oturmadık. Gülen'in Başbakan'a yönelik sarf ettiği iddia edilen birtakım sözler karşısında ben "Hele şükür, bunları birinin söylemesi gerekirdi" demişim. Yalan. Mehmet Altan bu sözlerime onay vermiş. Yalan. Gülen'den de "daha ateşli konuşmalar" yapmış. Yalan. Yavuz Oğhan Gülen konuştukça "başıyla onaylama hareketi" yapmış. Yalan.

TARAF'A GÜLEN İLE GÖRÜŞTÜĞÜM İÇİN  DÖNMÜŞÜM

Bu arada Taraf'a dönüşüm de Gülen'le yaptığım görüşmeyle ilişkilendiriliyor. Yalan. Gittiğimde Taraf'tan herhangi bir teklif henüz gelmemiş olduğu gibi sohbet esnasında Taraf'ın "T"si bile geçmedi. Kaldı ki Neşe Düzel ile görüşmek üzere gittiğimde "Gerektiğinde Cemaat'i de eleştireceğim" dedim. O da "İstediğini yazmakta özgürsün, herkesi eleştirebilirsin biz burada gazetecilik yapıyoruz yapacağız" dedi. Ümit Aslanbay şahidimdir.

BATSIN BÖYLE GAZETECİLİK

Üstelik Nedim Şener ve Ahmet Şık'ın tutuklanmalarına ilişkin süreçte Cemaat'i sertçe eleştirdim. En çok eleştirdiğim yanları da bu eleştirilerin karşısında sergiledikleri kibre varan tahammülsüzlükleriydi. Cemaat'e yakın gazetelerde, özellikle de Today's Zaman da bu kez beni hedef alan yazılar yayımladı.
Bu iğrenç yalanları kim ve hangi maksatla yaydı inanın aklım almıyor. Ama her kimseniz batsın böyle gazetecilik.

Amberin Zaman'ın Cemaat'i çok eleştirdim şeklinde dile getirdikleri doğru. Bu konuda Google taraması bile yeterli sonucu verir.  Sonrasında hükümete yönelik eleştirileri de ortada...

Ama söylediği bir cümle var ki, ona anlam vermek çok zor. 

(Gülen ile) sohbet esnasında Taraf'ın "T"si bile geçmedi. Kaldı ki Neşe Düzel ile görüşmek üzere gittiğimde "Gerektiğinde Cemaat'i de eleştireceğim" dedim. O da "İstediğini yazmakta özgürsün, herkesi eleştirebilirsin biz burada gazetecilik yapıyoruz yapacağız" dedi. 
Gazetenin Genel Yayın Yönetmeni Neşe Düzel'in çağrısı ile Taraf'a giden Amberin Zaman görüşme sırasında Ümit Aslanbay'ın da şahit olduğu sözleri ile -hiç Political correctness olmayacak biliyorum ama- "merdi kıpti şecaat arzederken sirkatin söyler" durumu.

Taraf genel yayın yönetmenine neden yeni bir yazar "Cemaati de eleştirme" izni alır?  Bu bir soru olarak ortada duruyor.


6 Mayıs 2013 Pazartesi

Taraf'tan kim ayrıldı, kim kaldı?

Taraf gazetesinde Oral Çalışlar'ın istifa ettirilmesi ve Neşe Düzel'in yeni Genel Yayın Yönetmeni olması medyanın ilgisini Taraf'a çekiyor. Ancak gazete içinde de sular durulmuyor.

Taraf son birkaç gündür  gazetesine veda eden yazarların ayrılık mesajları ile dolu. Kurtuluş Tayiz'in yazı işlerindeki görevden alınması ile başlayan krizde, Genel Yayın Yönetmeni Oral Çalışlar patron tarafından istifaya zorlanmış, Çalışlar'ın istifasının ardından Yıldıray Oğur istifa ederken gazete yazarlarları da ortak bir bildiri kaleme almıştı.

19 YAZAR BİLDİRİ İLE İSTİFA ETTİ

Oral Çalışlar'ın, 26 Nisan'da Taraf gazetesi Genel Yayın Yönetmenliği görevinden ayrıldığını açıklamasının ardından, 30 Nisan'da ortak bildiri yayınlayarak filen istifa eden 19 köşe yazarından sonra Oya Baydar, Doğan Akın, Bekir Ağırdır gibi isimler  de gazeteden ayrıldığını bildirdi.

Köşe yazarları, ortak açıklamada "Barışın politik aktörlerini demokrat kamuoyu gözünde aşındırmayı, barışın desteklenmesinden daha önemli bulanlar Taraf'ı köklerinden kopartmayı göze aldılar. Artık onları ilkeler değil, politik hesaplar ilgilendiriyor. 'Demokrasi olmadan barış olmaz' sloganının cilasını kazıdığınızda ortaya çıkan budur. Bizler aklı ve vicdanı olan her yurttaş gibi, sorunların silahla değil, siyasetle çözülmesini ve insan yaşamını en yüksek değer olarak görüyor; barışın demokrasiye giden yolu kısaltacağına inanıyoruz" ifadelerine yer vermişti.

Ancak istifalar devam etti. Taraf yazarları içinde bildiriye imza atmayan bazı isimle de son iki gündür gazetede veda yazıları kaleme alıyor.

Konu üzerine çalışan ve çalışacaklar için kolaylık olsun diye Taraf'tan ayrılan ve kalan yazarların bir listesini hazırladım. Taraf'tan ayrılanların sayısı son sayıma göre 24. İşte o yazarlar...

İŞTE TARAF'TAN İSTİFA EDENLER

Oral Çalışlar
(26 Nisan)

Yıldıray Oğur (28 Nisan)

Cihan Aktaş (29 Nisan)

Ceren Kenar
(29 Nisan)

Gürbüz Özaltınlı
(30 Nisan)

Mithat Sancar
(30 Nisan)

Kurtuluş Tayiz
(30 Nisan)
Gülengül Altınsay
(30 Nisan)

Markar Esayan
(30 Nisan)

Alper Görmüş
(30 Nisan)

Demiray Oral
(30 Nisan)

Ferhat Kentel
(30 Nisan)

Cahit Koytak
(30 Nisan)

Vahap Coşkun
(30 Nisan)

Oya Baydar
(1 Mayıs)

Roni Marguiles
(1 Mayıs)

Halil Berktay(1 Mayıs)

Doğan Akın (2 Mayıs)

Erol Katırcıoğlu (2 Mayıs)

Bekir Ağardır (2 Mayıs)

Hidayet Sefkatli Tuksal (2 Mayıs)

Sivilay Abla (Turgay Oğur) (2 Mayıs)

Tuncer Köseoğlu
(3 Mayıs)

Melih Altınok
(3 Mayıs)


VE TARAF'TA KALANLAR

Neşe Düzel

Murat Belge

Mehmet Baransu

Sezin Öney

Emrullah Uslu

Cengiz Aktar

Namık Çınar

Hıdır Geviş

Hadi Uluengin

Ali Abaday

30 Aralık 2012 Pazar

Ahmet Altan gitti Taraf'ın tirajı neden arttı?


Önce bundan 20 yıl öncesine gidelim ve Cumhuriyet gazetesinin başına gelenlere bakalım. Sonra da Taraf gazetesindeki istifa depremine...

CUMHURİYET'TE NELER OLDU?

Nadir Nadi'nin ölümünden sonra 1991 yılında Cumhuriyet'te yaşanan kriz Gazetenin Genel Yayın Yönetmeni Hasan Cemal ile İlhan Selçuk çizgisinin kavgasından başka bir şey değildi aslında.

Ankara Temsilciliğinden sonra genel yayın yönetmenliğini Nadir Nadi'den neredeyse zorla alan ve bu görevini 11 yıl sürdüren Hasan Cemal yazı işlerinde Okay Gönensin ile birlikte kendi ekibini oluşturmuş, patronajdan annesinin hisselerini de denetleyen Emine Uşaklıgil'den de destek görmeye başlamış, ancak yazarların neredeyse tamamı İlhan Selçuk'un çevresinde örgütlenmişlerdi.


Taraflar DYP ve SHP'nin ANAP'ı yendiği seçimlerin ardından merkez sağın koalisyon kurmasını isteyen Osman Ulagay'ın  haftada kaç gün yazı yazacağı meselesi yüzünden son kez karşı karşıya geldiler. Çünkü İlhan Selçuk ve pek çok yazar SHP'nin koalisyona katılmasını istiyorlardı. Hatta Uğur Mumcu, daha sonra yakın arkadaşı Emin Çölaşan'ın açıklayacağı gibi SHP ile DYP'nin koalisyon kurması için el birliği ile çalışıyorlar, evlerinde toplantılar düzenliyorlardı.

YAZARLAR TOPLUCA İSTİFA ETTİ