basın etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
basın etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

24 Nisan 2015 Cuma

100 yıl önce Osmanlı basını da katledildi!

Ne kadar farkındayız bilinmez ama 24 Nisan sadece Ermenilerin değil Osmanlı gazetecilerinin ve Osmanlı gazeteciliğinin de katledildiği bir tarih...
 Ermeni meselesiyle ilgili tartışmalar ile gündeme gelen 24 Nisan giderek daha çok bilinir oldu.
Farklı perspektiflerden "Büyük Felaket", "Ermeni Soykırımı" ya da "Ermeni Tehciri" diye de anılan, 1915 yılında 'Osmanlı Devleti tebaası olan Ermenilerin yurtlarından Suriye çölüne sürgün edilmesinin yıl dönümü' diye de bilinen 24 Nisan, aslında İstanbul'da yaklaşık 250 kadar Ermeni aydınının tutuklandığı tarih.

Ama 24 Nisan'ı aynı zamanda hükümetinin Osmanlı basınını 'katlettiği' tarih olarak da değerlendimek mümkün...

Neler oldu 24 Nisan 1915'de? Önce ona bir bakalım ki "Osmanlı basınının katledildiği tarih" iddiamızı anlamlandırabilelim:

24 Nisan 1915 gecesi, yaklaşık bir yıldır savaşta olan Osmanlı Devleti hükümetinin direktifi ile emniyet güçleri ellerindeki isim listelerinde yer alan Ermeni aydınlarını tutuklamaya başladılar.

BİR GECEDE 200 KİŞİ TUTUKLANDI
Nesim Ovadya İzrail'in araştırmasında altını çizdiği gibi, 24 Nisan gecesi Osmanlı emniyeti, İstanbul'da ellerindeki listede yer alan isimlerden büyük kısmını, yaklaşık 200 kadarını tutuklamıştı. İzrail, çalışmasında 900 bin nüfuslu şehirde 200 kişinin tutuklanmasının, bugünün nüfusu ile karşılaştırıldığında yaklaşık 3000 kişinin tutuklanmasına denk olduğunu ortaya koyuyor.
Bu geniş kapsamlı operasyon "ayaklanma hazırlığı" içerisinde olduğu ileri sürülen Ermeni aydınlarının büyük çoğunluğu tutuklandıktan sonra yargılanmaksızın  Çankırı'ya gönderildi.

24 Nisan 1915 Cumartesi günü başlayan operasyon ile tutuklanan 250 kadar Ermeni Aydınının arasınds 19 doktor, 3 diş hekimi, 6 devlet memuru, 3 belediye baaşkanı, 2 öğrenci, 9 eczacı, 8 hukukçu, 4 mimar, 2 bilim adamı, 7 din adamı, 2 tiyatrocu, 36 öğretmen ve tek mesleği gazetecilik olan 10 kişi vardı. Ancak tutuklananların büyük çoğunluğu dönemin Ermeni ve Osmanlı gazetelerinde yazar olarak isim yapmış kimselerdi. Tutuklananlar arasında ayrıca 5 dizgici, 4 kitapçı da yer alıyordu.

OPERASYON AZADAMARD GAZETESİNDEN BAŞLADI
Zaten gece yarısı yapılan operasyona Pera'daki Taşnaksutyun Parti Merkezi ve partinin yayın organı olan Azadamard gazetesi ve matbaasından başlanılmıştı.
Binada bulunan tüm editör, muhabir ve büro personeli tutuklanmış, binaya karakol kuran polis, haberi olmadan buraya gelen herkesi de gözaltına almıştı. O kadar ki, gazetenin sadece muhabir, yazar, editörleri ve matbaa işçileri değil, çaycısı Hampartsum Balasan da tutuklanıp Ayaş'a gönderilen ve orada katledilenler arasındaydı.

Tutuklanan Ermeni Aydınların geri dönmeyeceğinden herkes o kadar emindir ki gazetenin yöneticileri ve çalışanları tutuklandıktan hemen sonraki günlerde, matbaa makineleri İttihat ve Terakki'nin yayın organı olarak bilinen Hüseyin Cahit Yalçın'ın başyazarı olduğu ve Ahmet Emin Yalman'ın da çalıştığı Tanin gazetesinin binasına taşınmıştı.

25 Nisan'da devam eden operasyon ile tutuklanan Ermeni Aydınların sayısı 250'ye ulaştı. Tutuklular, 26 Nisan günü trenlerle Ankara'ya oradan da at arabaları ile Çankırı ve Ayaş'a gönderildiler. Yargılanma ya da mahkeme süreci yaşanmadı.

KİRKOR ZOHRAB DA TUTUKLANIYOR
İstanbul'daki Ermeni Cemaati'nin önde gelen isimlerinden olan Kirkor Zohrab, 24 Nisan 1915 gecesi yapılan operasyonda tutuklanmamıştı. Bunda Zohrab'ın İttihat ve Terakki listesinden milletvekili seçilmiş olmasının da payı olsa gerek. Ancak ilerleyen günlerde, tutuklama operasyonuna karşı Sadrazam ile görüşmesi ve serbest bırakılmaları için çalışmalar başlatması, Zohrab'ın da tutuklanmasna yol açtı.

Tehcir kararını uygulamaya koyan İttihat ve Terakki Cemiyeti'nin önde gelen ismi ve dönemin iç işleri bakanı Talat Paşa ile birlikte zaman geçiren, bezik oynayan Kirkor Zohrab, yine böyle bir gecenin ardından İttihat ve Terakki Kulübünden evine dönmesinin ardından gözaltına alındı.
20 Mayıs 1915'te tutuklanarak Çankırı ve Ayaş yerine Diyarbakır'a doğru yola çıkarılan Zohrab, 15 Temmuz 1915 tarihinde eşine yazdığı mektupta "öldürüleceğinden emin olduğunu" anlatıyordu.
Zohrab, Urfa yakınlarında Teşkilat-ı Mahsusa'cı Çerkez Ahmet çetesi tarafından başı taşla ezilerek öldürüldü.

Çerkez Ahmet, 30 Eylül 1915'de Zohrab'ı öldümesinden 2 ay kadar sonra Şam'da dönemin İttihat ve Terakki liderlerinden Cemal Paşa tarafından, cinayet ve yağma suçlaması ile yargılandı ve asıldı.
Ancak öldürülen diğer Ermeni Aydınlarının katilleri cezalandırılmadı.

250 ERMENİ'DEN 174'Ü KATLEDİLDİ
24 Nisan'da başlayan operasyon ile gözaltına alınıp Çankırı ve Ayaş'a sürülen yaklaşık 250 Ermeniden 174'ü hiç bir yargılama olmaksızın katledildi. 76 kişi ise her şeye rağmen sağ kurtulabilmişti.

Öldürülen Ermeniler arasındaki gazeteciler, Osmanlı Devletinin yurttaşı olmasına rağmen  TGC ve ÇGD gibi meslek kuruluşları tarafından dahi "katledilen gazeteciler", "basın şehitleri" gibi listelere dahil etmiyor.

Ne kadar farkındayız bilinmez ama 24 Nisan sadece Ermenilerin değil Osmanlı gazetecilerinin ve Osmanlı gazeteciliğinin de katledildiği bir tarih. Tutuklanan, sürgüne yollanan, vahşice katledilenler Osmanlı devletinin yurttaşı olan Ermenilerdi. Çıkardıkları, yazı yazdıkları gazeteler Osmanlı basını diye anılan gazetelerdi. Onların öldürülmesi, Osmanlı gazeteciliğini de bir parça öldürdü.

İŞTE 1915'DE ÖLDÜRÜLEN GAZETECİLER
Necati Abay'ın derlediği listelerde 32 Ermeni gazetecinin de tehcir sırasında öldürülenler arasında yer aldığı görülüyor. Tespit edilemeyen, gazetecilik yaptığından emin olunamayan başka isimlerin de olma olasılığı çok yüksek. İşte 1915 yılında yaşamını yiten o gazeteciler:

1- Kevork Ferid, Tasvir’i Efkar gazetesi, İstanbul 24 Nisan 1915 sürgünü,
2- Hovhannes Kazancıyan, gazeteci-yazar, İstanbul 24 Nisan 1915 sürgünü,
3- Krikor Torosyan, Dizağik mizah dergisi, İstanbul 24 Nisan 1915 sürgünü,
4- Sarkis Minasyan, Azadamard (Özgürlük Savaşımı) gazetesi, İstanbul 24 Nisan 1915 sürgünü, Ayaş, 5 Mayıs 1915
5- Sarkis Suin (Süngücüyan), İravunk (Hak) gazetesi, 1 Haziran 1915’te tutuklandı.
6- Nerses Papazyan, Azadamard (Özgürlük Savaşımı) gazetesi, İstanbul 24 Nisan 1915 sürgünü, Ankara 1915
7- Harutyun Şahrigyan, Azadamard (Özgürlük Savaşımı) gazetesi, milletvekili, İstanbul 24 Nisan 1915 sürgünü, Ankara 1915
8- Garabed Paşayan Khan, yazar, doktor, milletvekili, İstanbul 24 Nisan 1915 sürgünü, Ankara 1915
9- Levon Larents, Tsayn Hayrenyats (Vatanın Sesi) gazetesi, Murc (Çekiç) gazetesi, İstanbul 24 Nisan 1915 sürgünü, Ankara 1915
10- Simpad Pürad, Pünig gazetesi, Kağapar (Fikir) dergisi, İstanbul 24 Nisan 1915 sürgünü, Ankara 1915
11- Hampartsum Hampartsumyan, Azadamard (Özgürlük Savaşımı) gazetesi, İstanbul 24 Nisan 1915 sürgünü, Ankara 1915
12- Keğam Parseğyan, Azadamard (Özgürlük Savaşımı) gazetesi, İstanbul 24 Nisan 1915 sürgünü, Ankara 1915
13- Şavarş Krisyan, Marmnamarz (Beden Eğitimi) gazetesi, İstanbul 24 Nisan 1915 sürgünü, Ankara 1915
14- Siamanto (Adom Yarcanyan), Azadamard (Özgürlük Savaşımı) gazetesi, İstanbul 24 Nisan 1915 sürgünü, Ankara 1915
15- Armen Doryan, yazar, İstanbul 24 Nisan 1915 sürgünü, Ankara 1915
16- Sarkis Parseğyan (Şamil), Aşkhadank (Emek) gazetesi, Ankara 1915
17- Yervant Srmakeşhanlıyan (Yerukhan), gazeteci-yazar, Harput, 1915
18- Tılgadintzi (Hovhannes Hanıtyunyan), gazeteci-yazar, Harput 1915
19- Gagik Ozanyan, Merzifon Halguni dergisi, İstanbul 24 Nisan 1915 sürgünü, Sivas 1915
20- Mardiros H. Kundakçıyan, Ceride-i Şarkiye gazetesi, İstanbul 24 Nisan 1915 sürgünü, Kayseri’de idam edildi.
21- Vıramyan (Onnig Tertsagyan), Azadamard (Özgürlük Savaşımı) gazetesi, Van, 1915
22- Dikran Odyan (Aso), Yergir (Ülke) gazetesi, 1915
23- K. Khajag (Karekin Çakalyan), yazar, Diyarbakır 1915
24- Rupen Zartaryan, Azadamard (Özgürlük Savaşımı) gazetesi, İstanbul 24 Nisan 1915 sürgünü, Diyarbakır 1915
25- Karakin Gozikyan (Yesalem), Manzume gazetesi, NorGyank (Yeni Hayat) dergisi, Trabzon sürgünü, 1915
26- E. Agnuni (Khaçadur Malumyan), Azadamard (Özgürlük Savaşımı) gazetesi, İstanbul 24 Nisan 1915 sürgünü, Diyarbakır, 5 Mayıs 1915
27- Krikor Zohrab, gazeteci-yazar, milletvekili, İstanbul 20 Mayıs 1915 sürgünü, Urfa, 15 Temmuz 1915
28- Mihran Tabakyan, yazar, İstanbul 24 Nisan 1915 sürgünü, Yozgat, Ağustos 1915
29- Hagop Terziyan (Hagter), gazeteci-yazar, İstanbul 24 Nisan 1915 sürgünü, Yozgat 24 Ağustos 1915
30- Diran Kelegyan, Sabah gazetesi yayın yönetmeni, İstanbul 24 Nisan 1915 sürgünü, Çankırı, 26 Ağustos 1915
31- Taniel Varujan, yazar-şair, İstanbul 24 Nisan 1915 sürgünü, Çankırı, 26 Ağustos 1915
32- Rupen Sevag, (Çilingiryan), Azadamard (Özgürlük Savaşımı) gazetesi, İstanbul 24 Nisan 1915 sürgünü, Çankırı, 26 Ağustos 1915 
( Bülent Tellan )

27 Eylül 2013 Cuma

Ali Kemal'den Cemal Paşa'ya çarpıcı bir mektup

Günümüz medyası ile doğrudan ilişkisi elbet kurulabilir ama günümüz ile ilişki kurmadan da yeteri kadar dikkat çekici bir mektup okudum bugün.

Ali Kemal, dönemin güçlü ismi Cemal Paşa kendisine arzu ettiği yabancı ülkede memuriyet görevini verdikten sonra,  "Kalem rekabeti, özellikle memleketimizde, her rekabet gibi çirkin ve adidir" diyerek teşekkürlerini dile getirdiği bir mektup yazmış. Yıllar içinde herşey tersine dönecek, Ali Kemal İttihatçılığın kardeşi kardeşten ayıran bir “veba” olarak nitelemeye başlayacak, Milli Mücadele'yi İttihatçı tertibi olarak yorumlayayıp ezmeye çalışacaktır. Ancak bu mektup yazıldığında daha o günlere çok zaman var.

İşte o mektubun çarpıcı hikayesi...


30 Temmuz 2013 Salı

İşte Gezi'nin gazetecilere ağır faturası

Türkiye Gazeteciler Sendikası yaptığı bir basın toplantısıyla Haziran ayı boyunca tüm Türkiye çapında süren Gezi Direnişi'nin gazetecilere yansıyan ağır faturasını gözler önüne serdi.
27 Mayıs 2013 tarihinden bu yana, en az 60 basın emekçisinin işinden olduğunu, zorunlu izne gönderilen en az 14 basın emekçisinin ise durumunun belirsizliğini koruduğunu açıkladı.
SON BİR BUÇUK AY İÇİNDE İSTİFA EDEN, İŞTEN ATILAN, ZORUNLU İZNE ÇIKARILAN GAZETECİLER
1. Ntvmsnbc editörü Özkan Güven istifa etti
2. Ntvmsnbc kültür sanat editörü Hasan Cömert istifa etti.
3. Doğuş Yayın Grubu'nun dergilerden sorumlu genel müdürü Neyyire Özkan istifa etti.
4. Doğuş Yayın Grubu CEO'su Cem Aydın istifa etti.
5. GQ Türkiye dergisinin genel yayın yönetmeni Mirgün Cabbas istifa etti.
6. Kapatılan NTV Tarih dergisinin genel yayın yönetmeni Gürsel Göncü istifa etti.
7. NTV program direktörü Murat Toklucu istifa etti.
8. NTV program editörü Burcu Doğan istifa etti.
9. NTV program editörü Onur Yazıcıoğlu istifa etti.
10. NTV'de program yapan fotoğraf sanatçısı Mehmet Turgut istifa etti.
11. NTV gece haber prodüktörü Ömer Faruk Aykar istifa etti.
12. NTV haber merkezinde dijital editörlük görevini yapan Dilara Eldaş istifa etti.
13. NTV Ankara temsilcisi Nilgün Balkaç istifa etti.
14. NTV'de program yapan Çiğdem Anad istifa etti.
15. NTV muhabiri Ergün Güven istifa etti.
16. Sabah gazetesi yazarı Alper Bahçekapılı istifa etti.
17. Sabah gazetesi gece yazı işleri müdürü Erdal Erkasap istifa etti.
18. Kanal 24 spikeri ve moderatörü Remziye Demirkol istifa etti.
19. Habertürk gazetesi röportaj yazarı Kutlu Esendemir istifa etti.
20. Yenişafak gazetesi yazarı Işın Eliçin istifa etti.
21. Artı 1 televizyonu haber yayın yönetmeni Mustafa Hoş istifa etti.
22. Artı 1 televizyonunda program yapan Banu Güven istifa etti.
23. Artı 1 televizyonu anahaber sunucusu Uğur Dündar istifa etti.
24. Artı 1 televizyonu anahaber sunucusu Özlem Gürses istifa etti.
25. Artı 1 televizyonu program müdürü Uğur Tutçuoğlu istifa etti.
26. Artı 1 televizyonunda program yapan Haluk Şahin istifa etti.
27. Artı 1 televizyonunda program yapan Ece Temelkuran istifa etti.
28. Akşam gazetesi yazarı Nihal Kemaloğlu istifa etti.
29. Akşam gazetesi yazı işleri müdürü Banu Kurt istifa etti.
30. Akşam gazetesi yazı işleri müdürü Süreyya Üstünel istifa etti.
31. Akşam gazetesi yazı işleri müdürü Semra Kardeşoğlu istifa etti.
32. Akşam gazetesi yazarı Deniz Ülke Arıboğan istifa etti.
33. Akşam gazetesi muhabiri Alaz Kuseyri istifa etti.
34. Milliyet gazetesi ekonomi servisi ekler koordinatörü Necla Unutmaz istifa etti.
35. Milliyet gazetesi magazin müdürü Birsen Altuntaş istifa etti.
36. Halk TV haber sunucusu Aydoğan Kılıç istifa etti.
37. Vatan gazetesi yazarı Can Ataklı istifa etti.
38. İHA internet editörü Diren Selimoğlu işten atıldı.
39. Bursa Olay gazetesi internet sorumlusu Berhan Soner işten atıldı.
40. TMSF'nin el koymasının ardından Akşam gazetesi genel yayın yönetmeni İsmail Küçükkaya, görevden alındı. Yerine Mehmet Ocaktan getirildi.
41. Akşam gazetesi yazarı Tuğçe Tatari işten atıldı.
42. Akşam gazetesi yazarı Hüsnü Mahalli işten atıldı.
43. Akşam gazetesi yazarı Özlem Akarsu Çelik işten atıldı.
44. Akşam gazetesi yazarı Gürkan Hacır işten atıldı.
45. Akşam gazetesi yazarı Sevim Gözay işten atıldı.
46. Akşam gazetesi Ankara temsilcisi ve yazarı Çiğdem Toker, karşılıklı anlaşmayla gazeteden ayrıldı.
47. Akşam gazetesi genel yayın koordinatörü Nergis Bozkurt işten atıldı.
48. Yenişafak gazetesi yazarı Kürşat Bumin işten atıldı.
49. Sabah gazetesinde 6 yıldır röportajlar yapan Tuluhan Tekelioğlu işten atıldı.
50. Sabah gazetesi ekler yayın yönetmeni Elçin Yahşi işten atıldı.
51. Sabah gazetesi Günaydın eki genel yayın yönetmeni Şirin Sever işten atıldı.
52. Sabah gazetesi muhabiri Bilge Eser işten atıldı.
53. AA Mardin muhabiri Serkan Yücel Aydın işten atıldı.
54. Esquire dergisi fotoğraf editörü Uluç Özcü, Takvim gazetesini protesto eden kadınlarla selamlaştığı için işten atıldı.
55. Kanaltürk televizyonu sabah haberleri sorumlu müdürü Serkut Bozkurt işten atıldı.
56. Artı 1 televizyonu CEO'su Tuncay Mollaveisoğlu'nun kanalla ilişkisi kesildi.
57. Beyaz TV muhabiri Çağrı Ulu işten atıldı.
58. İstanbul Valiliği'nde muhabirlik yapan Metin Timur Tüfekçiler işten atıldı.
59. TMSF'nin el koymasının ardından Show TV'de 212 sayılı Basın Yasası'na tabi olan isimlerden 90 gün ve üstü izin hakkı bulunan çok sayıda gazeteci zorunlu izne çıkartıldı. Bu isimlerin, Ciner Grubu'na satılan kanala geri dönmeleri beklenmiyor. Zorunlu izne çıkarılan gazetecilerden biri anahaber sunucusu Ali Kırca.
60. Show TV haber dairesi başkanı Tuba Atav zorunlu izne çıkarıldı.
61. Show TV haber koordinatörü Ayhan Bölükbaşı zorunlu izne çıkarıldı.
62. Show TV haber müdürü Ozan Pezek zorunlu izne çıkarıldı.
63. Show TV yurt haberler müdürü Nafiz Akyüz zorunlu izne çıkarıldı.
64. Show TV kamera şefi Ediz Alıç zorunlu izne çıkarıldı.
65. Show TV Ankara büro temsilcisi Funda Tuna Görey zorunlu izne çıkarıldı.
66. Show TV parlamento muhabiri Özgür Akbaş zorunlu izne çıkarıldı.
67. Show TV kameramanı Bülent Kördemirci zorunlu izne çıkarıldı.
68. Show TV kameramanı Mesut Gengeç zorunlu izne çıkarıldı.
69. Show TV çalışanı Haydaran Çelik zorunlu izne çıkarıldı.
70. Show TV iç yapımlar müdür yardımcısı Özgür Uzun zorunlu izne çıkarıldı.
71. Show TV iç yapımlar teknik sorumlusu Metin Karaaslan zorunlu izne çıkarıldı.
72. Show TV iç yapımlar kameramanı Hakan Kırboğa zorunlu izne çıkarıldı.
Bu listeye en son eklenen isim ise Akşam Gazetesi Hafta Sonu Ekleri Genel Yayın Yönetmeni Nilay Örnek. Kendisi izinli iken gazete yönetimi tarafından çağırılıp kovulduğu deklare edildi. 

5 Nisan 2013 Cuma

1908: Babıâli Yokuşunda Gazete Yağmuru

Ahmet İhsan Tokgöz, ikinci meşrutiyetin ilanından sonra basın hayatındaki çeşitliliği ve değişimleri gazeteci gözünden anlatıyor. "Sıralanıp çıkan günlük gazeteler içinde gücünü siyasi bir kaynaktan alanlardan başkası tutunamadı."

İlk resimli kitapları bastırarak o dönem yayıncılık alanında öncülük eden Ahmet İhsan Tokgöz, Servet-i Fünun dergisinin de kurucusu. “Matbuat Hatıralarım”adlı kitabında 1868-1914 arasındaki 25 yıllık zaman dilimini gazeteci kimliği ile genel tarih, basın, yayın ve edebiyat çerçevesinde anlatıyor. Alpay Kabacalı'nın yayına hazırladığı ve İletişim Yayınları'ndan çıkan kitaptan Meşrutiyet'in 100. yılı nedeniyle ilgili bölümü aktarıyoruz.

“Eli kalem tutanlarının hepsi yazar oluyordu”

Meşrutiyet ilanının ilk on gününde doğrudan doğruya içine karıştığım siyasi rollerim bittikten sonra her gün ibrete, incelenmeye ve hikâye olunmaya değer türlü türlü olaylarla oluşumların seyircisi oldum. Hele Babıâli Caddesi, gazeteci­lik ve yazarlık noktalarından çok tuhaf manzaralar gösteri­yordu. O neydi? Sanki ülkenin eli kalem tutanlarının hepsi yazar oluyordu. Kimin beş on parası varsa, hemen bir gazete kurmaya kalkıyordu. Hazır parası olmayanlar, evlerindeki mallarını satıp matbaa ve gazete açıyorlardı. Yayına başla­yan günlük gazetelerin sayısı elliyi geçmişti; dergilerin, risalelerin hesabı yoktu.


29 Ocak 2013 Salı

Davutoğlu’nun Katar prensinden El Cezire ricası!

CHP Bursa Milletvekili Aykan Erdemir, Suriyeli bir hacker grubunun ele geçirdiği ve internette yayınladığı belgeleri Türkiye kamuoyu ile paylaştı.

Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu’nun Katar Veliaht Prensi Tamim bin Hamad ile yaptığı gizli Suriye pazarlıklarına ilişkin belgeleri ele geçirip yayınlayan Syrian Electronic Army adlı hacker grubu, Dışişleri Bakanı Davutoğlu'nun Prensten El Cezire kanalına ilişkin “özel ricasını” da deşifre etti.

Cumhuriyet gazetesinde Fırat Kozok'un 25 Ocak 2013 tarihli haberine göre Suriyeli hacker grubu'nun ele geçirdiği belgelere göre 25 Ekim 2011’de Dışişleri Bakanı Davutoğlu ve Katar Emirliği Veliaht Prensi Hamad arasında Katar’da Deniz Sarayı’nda gerçekleştirilen görüşmede Davutoğlu, Hamad’a El Cezire kanalının Türkiye’nin dış politikasını eleştiren yayınlarından duyulan rahatsızlığı aktarıyor.

Tutanaklara göre Davutoğlu, “Benim siz majesteleri ile konuşmak istediğim bir konu vardı; El Cezire bizim pozisyonumuza yönelik eleştiri yapıyor ve bu hiç iyi değil” diyor.

Bu şikâyete yanıt olarak da Veliaht Prens, “Bizim sizinle ilişkimiz El Cezire’den daha büyük ve bu konuda siz Hamed bin Casim ile konuşabilirsiniz. Biz de bu konuda kendisiyle konuşuruz” yanıtını veriyor.

Metinleri ele geçirerek Türkçeleştiren CHP Bursa Milletvekili Aykan Erdemir, “Bu belgedeki skandal ifadeler gösteriyor ki hükümetimiz yalnızca Türkiye basını üzerinde baskı kurmakla yetinmiyor, artık diğer ülkelerdeki basını da susturmak için girişimlerde bulunuyor” yorumunu yaptı. 

21 Aralık 2012 Cuma

TBMM Darbeleri Araştırma Komisyonu Raporu



 
Raporun tam adı şöyle: Ülkemizde Demokrasiye Müdahale Eden Tüm Darbe ve Muhtıralar ile Demokrasiyi İşlevsiz Kılan Diğer Bütün Girişim ve Süreçlerin Tüm Boyutları ile Araştırılarak Alınması Gereken Önlemlerin Belirlenmesi Amacıyla Kurulan Meclis Araştırması Komisyonu Raporu.

Meclis Başkanlığına teslim edilme tarihi ise Kasım 2012.

Medya mensuplarını çağırıp uzun görüşmeler de yapan komisyonun raporu medya ile ilişkiler açısından da önemli...  


RAPORUN TAM METNİNİ BURADAN OKUYABİLİRSİNİZ.