mehmet baransu etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
mehmet baransu etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

24 Ekim 2013 Perşembe

Mehmet Baransu VS Nagehan Alçı

Sana aşık olan patronun sayesinde tv programı yaparsan, reytinglerde çuvallarsın. 
Biri sevgilisini yazar yapar, biri platonik aşkına ekranları açar. Üniversite gazetecilik kriterleri değişmeli.
Mehmet Baransu, son dönemde gazetecilik sözcüğü akla gelince (olumlu ya da olumsuz) telaffuz edilen isimlerin başında geliyor. Bazılarına göre kendisine Cemaat'in polis/istihbarat ağıyla gelen belgeleri, bilgileri yazıyor sadece... Bazılarına göre ise askeri vesayeti yıkmak için nasıl gazetecilik yapıldığını gösteren isim Baransu.

Ekşi sözlük'te farkında mıdır bilmiyorum ama türkiye tarihinin en önemli adamlarından biridir kendisi. diye yazılmış kendisi için. O kadar abartmamak lazım ama gazetecilik nasıl yapılmaza çok güzel örnekler veriyor çoğu zaman. Üstelik yaptığı işin gazetecilik olduğunu düşünerek yapıyor bunu.

Sadece köşesinden değil Twitter gibi sosyal medyadan da esip gürlüyor çoğu kez. Başbakan Erdoğan'a yönelik tweetleri değil sadece, medyadaki meslektaşlarına yönelik yazdıkları da unutulmazlar arasında. Aralık 2012'de yazdığı mesaj hala akıllarda örneğin.


Kendisi defaatle "otelde bedenini satan kişi" dediği ismin kadın bir gazeteci olmadığını (hatta kadın bile olmadığını) söyledi. Ama medya kulislerinde hakkında mesaj attığı kişinin Aslı Aydıntaşbaş olduğu yazıldı çizildi. 

İslam dinine inanan, bunu sık sık vurgulayan birinin bırakın dedidoku yapmayı, gıybet etmeyi, böyle "zina" göndermeli bir lafı aklından geçince bile tövbe etmesi gerektiğini düşünenlerdenim.

Allah ve peygamberi de böyle düşünüyor olmalı ki Kur'an'da şöyle deniliyor:

 "kadınlarınızdan fuhuş (zina) yapanlara karşı içinizden dört şahit getirin...(nisa 4/15)" 

Neyse konumuz bu değil. Yukarıda alıntıladığım mesajları bugün attı Baransu. 


Kimdir reytinglerde çuvallayan TV programcısı? Bir kere kadın medya patronu olmadığına göre bu tv programcısı bir kadın. Devam edelim. Reytinglerde çuvallayan bir kadın TV programcısı arıyoruz. 

Dün medya sitelerinde yer alan bir habere bakalım hemen. 
NAGEHAN ALÇI İZLENMİYOR 
CNN Turk'te yayınlanan ''Dört Bir Taraf'' adlı tartışma programında yer almanın yanı sıra bir de sabah programı sunan Nagehan Alçı'ya büyük şok. 
Kanal D'de Nagehan Alçı'nınsunumuyla ekrana gelen 'Bırakın Konuşalım'ın yayınlandığı 11.45 ile 12.15 saatleri arasında izlenme oranı 0,08 ratinge düştü. Nerdeyse '0 share', bir rekor olarak değerlendirildi.
Akşam'da eline tutuşturtulan belgeler ile köşe yazan, ardından Rasim Ozan Kütahyalı ile babasının ölüm döşeğinde olduğu hastanede anlı şanlı bir nikah ile evlenen, medyaya özel yaşamı ve mal varlığı ile haber olan, sunucusu olduğu tartışma programında bas bas bağıran, sola, sosyalizme yönelik saldırıları ile tüyleri diken diken eden, ama her gün daha popüler olan bir isim Nagehan Alçı.

Bu haber ile beraber okununca Baransu'nun işaret ettiği isim bir anda aydınlanıveriyor.

İddialara göre o medya patronu, işlerini devrettiği kızları ile kavga ediyormuş bu kadın tv programcısı için. Ama bunu yazmak, böyle tweetler atmak gazetecilik mi? Bence esas tartışılması gereken o...


NOT: Baransu'nun diğer tweetinde yazdığı, sevgilisini köşe yazarı yapan genel yayın yönetmeni kim mi? Onu da biliyorsunuz canım. 23 Nisan çocuğu kıvanında yazı yazıp, sonra bir gecede kaybolan yazarlar kim diye düşünün... O yazarı da, o genel yayın yönetmeni de bulursunuz.

22 Mayıs 2013 Çarşamba

Taraf'ın Demirören haberinde üçüncü perde


Taraf’ın Erdoğan Demirören haberleri bugün de devam ediyor. Gazete bir yandan da merkez medyanın suskun kalmasını sosyal medyadaki eleştirileri yayınlayarak yerden yere vurdu.

Mehmet Baransu imzası ile sürmanşetten yayınlanan üçüncü haberde şöyle denildi:

Servetteki soru işaretleri - MEHMET BARANSU - 22.05.2013

 
Mahkeme kayıtlarına göre Arşimidis servetine göz dikiliyor. Ardından sahipleri şüpheli şekilde ölüyor. Servet el değiştiriyor



İşadamı Erdoğan Demirören ile ilgili belgeyi ilk aldığımda, Taraf olarak ne kadar büyük bir işe parmak basacağımızın farkındaydık. Belge iki sayfadan oluşuyordu ancak Cumhuriyet tarihinin sermayeyle, siyasetle kısacası derin devletle olan geçmişini de özetliyordu. Askerî vesayetin yanı sıra sermaye vesayetinin de bu ülkede nasıl oluştuğunun işareti gibiydi belgeye yansıyanlar. MİT ve Genelkurmay belgelerine göre, kendi evlatlarının yanı sıra gayrımüslimlere baskı, şantaj, tehditler yapılmış, sonuçta işlenen cinayetlerle, sermaye el değiştirmişti.

Servetteki soru işaretleri
Bu kirliliğe maruz kalan, mücadele etmek isteyenlerin “Sizi Milli Güvenlik Konseyi’ne şikayet ederiz” cümlelerine bile “Hiç önemli değil. Konsey bu yazıhanede kuruldu” cevabı verilmişti. Yunan mitolojisinde “insanlığın tüm günahlarını barındırdığı düşünülen ve Pandora’ya armağan edilen büyük testide” olduğu gibi bu haberle, Pandora’nın Kutusu’nun açılacağını biliyorduk. Ve o kutu açıldı...

Kız kardeşlerini de mağdur etti

İki gündür aldığım telefon ve maillerin sayısını hatırlamıyorum. Taraf ’a getirilen belgeler, anlatılanlar korkunç. Hikâyeleri dinledikçe, belgelere baktıkça bu ülkede yaşadığıma bir kez daha üzüldüğüm. Demirören’in en yakınlarının anlattıkları, paylaştıkları bilgiler bile insanın tüylerini ürpertiyordu. İddialara göre, sadece gayrımüslimlerin canı yakılmamıştı. Kız kardeşlerini dahi sahte belgelerle mağdur eden bir kişi vardı karşımızda. Mağduriyet ve el konulan servetler.

Lafı uzatmayayım. İki gündür bu ülkenin en önemli kurumlarının raporlarını sizlerle paylaşıyoruz. İşlenen suçları görmemezlikten gelen, kapatan, belgeleri yok eden bir devletin, sanki kendi eliyle büyüttüğü, kullandığı bir “imparatorluğun” hikâyesini satırlara yansıtıyoruz.

Belgeler herkesi susturdu

Gelin görün ki bu ülkenin hükümeti, bürokratik kurumları, medyası, belgelere yansıyanlar karşısında sessizliğe gömülmüş durumda. Üç maymun oynanıyor ortalıkta. Bu oyuna inat, Taraf olarak ilk gün sizlere verdiğimiz “Bu ülkede yazılamayanları yazacağız” sözünün arkasında aynı kararlılıkla duruyoruz. Ve durmaya da devam edeceğiz. Bugün elimizdeki dosyadan Arşimidis şirketinin sahte belgelerle nasıl el değiştirdiğinin kısa hikâyesini sizlerle paylaşacağız. Mahkeme kayıtlarına göre, hikâye Arşimidis servetine göz dikmekle başlıyor. 6- 7 Eylül olaylarının etkisiyle de firma sahipleri Yorgi ve Afroditi Papadopulos’a baskı yapılıyor. Önce adlarına noterden sahte belge düzenleniyor. Belgeye göre bu isimlerden birinin ölmesi durumunda hisseler öteki kişiye geçiyor ve her türlü satış yetkisi de devrediliyor. Yorgi Papadopulos’un ölümün ardından Necdet Çobanlı ve ortağı Erdoğan Demirören, o ölmeden önce hisselerini Çobanlı’ya devretmiş gibi sahte belge düzenliyorlar. Ardından da Yorgi’nin eşi Afroditi ortalıktan kayboluyor. Yunanistan’a gittiği söylense de bu hiçbir zaman doğrulanamıyor. Üçüncü ortak Papadopulos’ların yeğeni ise tehdit ve şantajların ardından hisselerini devretmek zorunda kalıyor. O da kayıplara karışıyor.

İşlem tamam

Mahkemedeki bilirkişi raporuna göre, ortada herhangi bir hissedar ve vasi kalmayınca sahte belgelerle hem şirket hem de tüm mal varlıkları önce Necdet Çobanlı’ya ardından da ortak anlaşmayla Erdoğan Demirören’e kalıyor. Demirören şirketler grubunun halen kullandıkları holding binası, İstiklal Caddesi’ndeki alışveriş merkezi dahil onlarca taşınmaz, sahte tapu kayıtları ve belgelerle Arşimidis’ten Demirören’e geçiyor.

Ölümlerle birlikte sahte belge ve imzalarla her şey halloldu diye düşünülürken, Mersin’den Hüseyin Aslan isimli bir kişinin çocukları ortaya çıkıyor. Babalarının Yorgi’nin kardeşi olduğunu söyleyip, isim değiştirdiğini iddia ediyorlar. Bu iddialarını da mahkemede belgeliyorlar. Bu gerçeğin ortaya çıkmasıyla miras davası mahkemeye taşınıyor.

Mahkeme yaptığı incelemede, Yorgi’nin ölümünden önce ve sonrasında yapılan birçok usulsüzlük ve sahtekarlığı ortaya çıkarıyor. Sahte belgeler, imzalar, noter kayıtları bilirkişi raporuna yansıyor. Öyle ki emniyetten sahte parmak izleri raporları bile alınıyor. Bu gerçeklerin ortaya çıkmasıyla bildiğimiz oyun devreye konuyor. Mahkeme üyeleri, savcılar, bilirkişiler değiştirilip, gerçekler kapatılıyor.


Merkez medya susuyor ama... - BÜLENT ONUR ŞAHİN  
 

MERKEZ medya her ne kadar Taraf’ın Erdoğan Demirören haberlerini görmese de sosyal medya cinayete kurban giden Arşimidis’in sahibini konuşmaya devam etti

MERKEZ medya her ne kadar Taraf’ın Erdoğan Demirören haberlerini görmese de sosyal medya cinayete kurban giden Arşimidis’in sahibini konuşmaya devam etti. Twitter kullanıcıları medyanın bu haberleri görmemesinden şikayetçi.

@necatiugur Sabah gazeteleri okudum aynı öldürülen Ceylan da olduğu gibi Demirören’den bahseden tek gazete yok. Gerçek gazeteciler ortaya çıkıyor


@halilberkay1 Taraf haberi patlattı dün: Erdoğan Demirören ve bir cinayet ve el konulan mallar. Bugün: mit raporuyla kanıtlandı haber! Susacak mısınız?


@sersgr “Demirören” haberi başka demokratik herhangi bir ülkede olsa; gündeme tsunami etkisi yapardı; Türkiye medyası kulaklarını tıkamış.


@barbarosaltug Başak burcu erkeği Erdoğan Demirören’in bugünkü astroloji durumu: “Nakit durumunuzu etkileyecek beklenmedik gelişmeler söz konusu”


@KMLTAYYAR Anlaşılan Taraf geri dönmüş. Demirören haberine birileri üç maymunu oynuyor. Ama yetmez, elleri arkada dördüncü maymuna ihtiyaçları olacak.


@lebal23 Taraf’ta neler oluyor sorusu Taraf’ı durdurmaya yetmiyor, iki gündür çok çarpıcı haberler Taraf’ta.


@Raspberrylike Taraf’in yayımladığı belgelere karşı Erdoğan Demiroren’in avukatlarıyla verdiği cevaplar sanki bir kaç yıl öncesinin TSK’sını hatırlatıyor.


@ekomanhunt2009 Bu ülkede koca koca servetler nasıl elde ediliyor hep merak etmişimdir, Demirören olayıyla anladım. Boşuna çok mal haramsız olmaz dememişler


@ilhanzeynep Acaba bu ülkede kaç tane Arşimidis olayı var? Ya da emlaki metrukeye konmadan zengin olan var mı etrafta? Herkes bir baksın tapu kayıtlarına.


@Erdal_Dogan_ E.Demirören’in kent mimari kültürünü yok sayan cüret ve gücünü; İstiklalde yaptırdığı AVM ile dün&bugünkü Taraf’ın haberlerinde görmek mümkün.


@MelikDuvakli Taraf’ın 2 gündür bize kanıtladığı şey: “Hukuk, büyük sineklerin delip geçtiği, küçük sineklerin takılıp kaldığı örümcek ağıdır.”

20 Mayıs 2013 Pazartesi

Erdoğan Demirören'e cinayete suçlaması


Erdoğan Demirören cinayetle suçlanıyor

Taraf gazetesinin olaylı haberleriyle ünlenen Mehmet Baransu, bu kez de Vatan ve Milliyet gazetelerinin sahibi Demirören'in cinayet ve nitelikli yağma ile suçlandığını, ancak Semra Özal'ın yardımları ile hakkında hiç soruşturma açılmadığını ileri sürdü.

İşte Baransu'nun imzasını taşıyan o haber...



Milliyet ve Vatan gazetelerinin sahibi, Demirören Şirketler Grubu Yönetim Kurulu Başkanı Erdoğan Demirören’in cinayetle suçlandığı ortaya çıktı. Genelkurmay kayıtlarına göre, cinayet soruşturması 1982’den beri devam ediyor. Taraf ’ın elde ettiği Genelkurmay Başkanlığı’na ait 1982 tarihli belgeye göre, Erdoğan Demirören’in, Arşimidis Şirketi’nin haksız yere mallarının ele geçirilmesinde ve bir tuğla fabrikatörünün ölümünde parmağı var. Her iki şirket sahibinin şüpheli ölümlerinin ardından, Erdoğan Demirören, bu şirketlerin tüm mal varlıklarına el koymuş.